İnsülin, kan şekeri yükseldiğinde pankreastan salgılanarak şekerin hücrelere taşınmasını sağlar. İnsülin dengesizliği ise hücrelerin bu hormona karşı duyarlılığını kaybetmesi ve glikozu yeterince alamaması durumudur.

Uzmanlara göre, şeker veya ekmek isteği, öğleden sonra halsizlik ve sinirlilik, göbek bölgesinde yağlanma gibi belirtiler insülin dengesizliğine işaret edebilir. İnsülin dengesizliğinin ana nedenleri arasında insülin eksikliği, fazlalığı veya direnci yer alır.

İnsülin beyinde iştahı artıran iki mekanizmayla çalışır: leptin hormonunun etkisini engelleyerek daha fazla yemeye yol açar ve dopamin yükselmesine neden olarak yemek yeme isteğini teşvik eder. Fazla insülin, kullanılmayan glikozu yağ olarak depolamaya teşvik eder ve depolanan yağın enerji kaynağı olarak kullanılmasını engeller. Bu durum özellikle karın çevresindeki yağlanmayı artırır.

İnsülin dengesizliğinin en önemli nedeni fazla karbonhidrat tüketimidir. İnsülin yetersiz kaldığında kan şekeri yükselir ve hücreler yakıt olarak yağları kullanmaya başlar. Yüksek şeker alımı insülin direncine yol açarak sinir hücreleri dahil tüm hücrelere enerji ulaşmasını zorlaştırır ve zamanla hücre ölümüne neden olabilir. Bu süreç demans riskini artırır.

Kan şekerini dengelemek için önerilen yöntemler arasında güne bir yemek kaşığı elma sirkesiyle başlamak, lif yönünden zengin beslenmek, düşük karbonhidrat diyeti uygulamak, tarçın tüketmek, kahvaltıda protein içerikli besinler tercih etmek, kaliteli uyku almak ve stresten uzak durmak yer alır.

Belirtiler arasında yemek sonrası yorgunluk, tatlı isteği, ailede diyabet veya hipoglisemi öyküsü, gün içinde huzursuzluk ve yorgunluk hissi bulunmaktadır.