Longevity kavramı son dönemde sıkça gündeme geliyor. Sağlıklı ve uzun yaşamı destekleyen bitkisel bileşikler üzerine çalışmalar devam ediyor. Bu bileşikler arasında fisetin, resveratrol, apigenin, berberin, urolitin A, spermidin ve karnosin öne çıkıyor.
İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, arı sütünün bu listede yeterince yer almadığını belirterek, ürünün sağlıklı ve uzun yaşam için önemli bir kaynak olduğunu ifade ediyor.
Arı sütü doğal bir ürün olduğundan birçok kişi tarafından kullanılabiliyor. Karaciğer ve diyabet hastaları, uyku sorunu yaşayanlar ile cilt sorunları bulunan kişiler doktor önerisiyle arı sütünden yararlanabiliyor.
Kullanımına dikkat edilmesi gereken gruplar
Arı ürünlerine alerjisi olanlar, astım ve atopik bünyeye sahip kişiler, hamileler, meme ve prostat kanseri öyküsü bulunanlar, bir yaş altı bebekler ve kan sulandırıcı ilaç kullananlar için arı sütü riskli olabiliyor.
Arı sütü hassas bir ürün. Soğuk zincir koşullarında saklanmadığında oda sıcaklığında hızla bozulabiliyor. Bu nedenle güvenilir kaynaklardan temin edilmesi ve doktor önerisiyle kullanılması gerekiyor. Tablet formları da mevcut.
Kraliçe arı ve işçi arı farkı
Arı sütü işçi arılar tarafından üretiliyor. İşçi arılar bal ile beslenirken, kraliçe arı larva döneminden itibaren arı sütü ile besleniyor. Kraliçe arı 3-5 yıl yaşarken, işçi arının ömrü 4-6 hafta sürüyor. Aynı genetik yapıya sahip bu iki arı arasındaki yaşam süresi farkı, arı sütüne bağlanıyor.
Arı sütü içinde su, karbonhidrat, yağ ve protein bileşiklerinin yanı sıra vitamin, mineral, iz element ve 10-HDA adlı özel bir yağ bileşiği bulunuyor. Bu bileşiğin antiaterosklerotik, antikanserojen, antidiyabetik ve bağışıklık destekleyici etkileri olduğu belirtiliyor.
Arı sütü ayrıca damarlardaki kronik iltihaplanmayı azaltarak, nitrik oksit salınımını uyararak ve kötü kolesterol ile yüksek kan şekerini düşürerek koruyucu etki gösterebiliyor.

