Akıllı telefonlar günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline geldi. Sabah uyanır uyanmaz cihaza yönelen ve gece uyumadan önce ekranı kapatan kişilerin sayısı oldukça fazla. Bu durum, telefonun şarjı bittiğinde veya evde unutulduğunda huzursuzluk ve kaygı yaratan nomofobi olarak tanımlanıyor.

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, bilimsel araştırmalara göre telefonların sağlık için yapılan yürüyüşü bile olumsuz etkilediğini belirtiyor. Uzman, doğada yürüyen ancak hâlâ telefona bağlı bir zihnin aslında sadece yer değiştirdiğini ve yürüyüşün terapötik etkisinin telefonla iptal edildiğini vurguluyor.

Yürüyüş sırasında telefondan uzak kalmak, beynin bilgiyle aşırı yüklenmiş bölgelerine nefes alma imkânı tanıyor. Görsel işlem yükü azalırken dopamin dengesi yeniden kuruluyor ve sinaptik temizlik gerçekleşiyor. Özellikle dikkat eksikliği, tükenmişlik, hafıza sorunları, stres ve depresyon yaşayan bireyler için telefonsuz yürüyüş öneriliyor.

Yürürken çoklu görev beyni zorluyor

Yürürken konuşmak veya mesaj yazmak, beynin dinlenmesi gereken bölgelerini aktif hale getiriyor. Bu durum beynin çifte yük altında kalmasına neden oluyor. Kortizol seviyeleri de artabiliyor. Doğada sessiz ve telefonsuz yürüyüş ise beyinde alfa dalgalarını artırarak içsel huzur, yaratıcılık ve öğrenme kapasitesini destekliyor.

Doğal uyaranlar beyin sağlığını koruyor

Doğada atılan her adım kaslar aracılığıyla sinir hücrelerini uyararak beyne daha fazla oksijen gitmesini sağlıyor. Telefon ekranına bakarak veya konuşarak yürümek çevresel farkındalığı azaltıyor. Bu durum, yön bulma ve mekânsal bellek merkezi olan entorhinal korteksin yeterince uyarılmamasına yol açıyor. Bu alan Alzheimer hastalığında ilk etkilenen bölgelerden biri olarak biliniyor.

Doğada yaprak hışırtısı, güneş yansıması ve kuş sesi gibi çevresel uyaranlar beyni anlık olarak uyararak dikkat, duygu düzenleme ve farkındalık sistemlerini aktive ediyor. Telefonla yürüyüş bu sinyalleri görünmez hale getirerek yürüyüşün beyin üzerindeki olumlu etkilerini azaltıyor.