Araştırmalar, kadın ve erkek beyninin yaşlanma biçiminin farklı olduğunu ortaya koyuyor. Kadınlarda menopoz döneminde hormon değişimi daha ani gerçekleşirken, erkeklerde testosteron düşüşü genellikle daha yavaş ilerliyor.
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, her iki cinsiyetin beyin sağlığı açısından kendine özgü biyolojik avantajları ve riskleri bulunduğunu belirtti.
Menopoz, kadın beyninde önemli bir biyolojik dönüm noktası olarak tanımlanıyor. Bu dönemde östrojen üretimi birkaç yıl içinde belirgin şekilde azalıyor. Östrojen, beynin enerji metabolizması, sinaptik bağlantılar ve nöroinflamasyon üzerinde etkili oluyor.
Araştırmalar, östrojenin hafıza ve öğrenmeden sorumlu hipokampus bölgesinde sinaptik yoğunluğu artırabildiğini, sinir hücrelerinin büyümesini ve bağ kurmasını sağlayan BDNF üretimini destekleyebildiğini gösteriyor. Ayrıca östrojenin antiinflamatuvar özellikleri olduğu da belirtiliyor.
Bu koruyucu etkinin azalması, bazı kadınlarda bilişsel değişimlerin daha belirgin hissedilmesine yol açabiliyor. Ancak bu durum kadınların daha hızlı yaşlandığı anlamına gelmiyor; beyin metabolizmasının yeni bir denge kurmak zorunda kaldığını gösteriyor.
Alzheimer ve demans farkı
Bugün Alzheimer hastalarının yaklaşık üçte ikisi kadınlardan oluşuyor. Hormonal değişimler, beyin metabolizmasındaki farklılıklar ve bazı genetik risk faktörlerinin kadınlarda farklı etkiler göstermesi bu farkı açıklayan nedenler arasında yer alıyor.
Erkeklerde testosteron seviyeleri yaşla birlikte azalıyor ancak bu düşüş menopozdaki kadar ani değil. Testosteron, motivasyon, enerji düzeyi ve odaklanma ile ilişkilendiriliyor. Düşüşü bazı durumlarda motivasyon azalması ve zihinsel yorgunluk gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor.
Erkeklerde damar hastalıklarına bağlı bilişsel bozukluklar daha sık görülürken, kadınlarda Alzheimer tipi demans daha yaygın olabiliyor.
Çiftlerin beyin sağlığı
Uzun süre birlikte yaşayan çiftlerde yaşam tarzı alışkanlıklarının benzer olduğu görülüyor. Beslenme, uyku, fiziksel aktivite ve stres yönetimi gibi faktörler çiftlerin beyin sağlığını birlikte etkileyebiliyor.
Uzmanlar, beyin sağlığının bireysel değil çiftler için birlikte yönetilmesi gerektiğini vurguluyor. Ortak yaşam alışkanlıkları, yıllar içinde benzer sağlık sonuçları doğurabiliyor.

