Gazeteci Melih Altınok, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ATV'yi boykot çağrılarına sert tepki göstererek, bu tür davranışların faşizm olduğunu savundu. Altınok, CHP'nin yerli markalara yönelik boykot çağrılarını ve Ekrem İmamoğlu hakkındaki yolsuzluk soruşturması sonrası yapılan açıklamaları eleştirdi.
Boykot Çağrılarına Sert Eleştiri
Melih Altınok, A Haber canlı yayınında yaptığı açıklamada, CHP'nin ATV'yi boykot etme çağrısını eleştirdi. Altınok, "ATV bize kötülük yapıyor diyorlar! Savcılık belediye başkanınız hakkında yolsuzluk soruşturması başlatmış, tutuklanmış. Biz de savcılığın iddialarını soruyoruz, işin gargaraya getirilmesine izin vermiyoruz. Ne kötülük yapıyoruz? Bunları da mı sormayacağız?" ifadelerini kullandı. Bu sözleriyle Altınok, CHP'nin eleştirilere tahammülsüz olduğunu ve basının görevini yapmasını engellemeye çalıştığını vurguladı.
Yerli Markalara Boykot Çağrıları
Altınok, CHP'nin sadece ATV'yi değil, yerli markaları da boykot etme çağrısı yapmasına tepki gösterdi. Bu tür çağrıların ülke ekonomisine zarar verdiğini ve ayrımcılığa yol açtığını belirten Altınok, "Bunlara Allah fırsat vermesin! Muhalefette bunu yapıyorlarsa, iktidarda ne yaparlar?" şeklinde konuştu. Altınok, bu tür davranışların muhalefetin gerçek niyetini ortaya koyduğunu ve iktidara geldiklerinde daha da baskıcı olacakları endişesini taşıdığını ifade etti.
Ekrem İmamoğlu Soruşturması ve CHP'nin Tavrı
Eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan yolsuzluk soruşturmasına da değinen Altınok, CHP'nin bu soruşturma sonrası "sokak çağrıları" yapmasını eleştirdi. Altınok, savcılığın iddialarının sorulmasının engellenmeye çalışıldığını ve kamuoyunun bilgilendirilmesinin önüne geçilmek istendiğini savundu. Bu durumun, CHP'nin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.
Melih Altınok'un Özgür Özel'e yönelik sert eleştirileri, Türkiye'deki siyasi kutuplaşmanın ve medya üzerindeki baskının bir yansıması olarak görülebilir. Altınok'un açıklamaları, muhalefetin eleştiriye tahammülsüzlüğü ve yerli markalara yönelik ayrımcı tutumu konusunda önemli bir tartışma başlatmıştır. Bu tartışmanın, Türkiye'deki siyasi ve ekonomik dengeler üzerinde nasıl bir etki yaratacağı ise merak konusudur.