Suriye'nin Dera ilinde yaşanan İsrail saldırısında hayatını kaybeden 9 sivil, gözyaşları ve öfke içinde toprağa verildi. Cenaze törenine katılan binlerce kişi, İsrail'i ve uluslararası toplumu protesto ederek tepkilerini dile getirdi. "Ölüm zillet değildir" ve "Dera toprakları satılmayacak" sloganları, acının ve direnişin sembolü oldu.
İsrail Saldırısı: Dera Halkı Ayakta
Dün akşam saatlerinde Dera'nın Neva köyüne yapılan havan ve topçu atışları, 9 sivilin hayatına mal oldu. Köy sakinlerinden Ahmet Batin, törende yaptığı konuşmada, İsrail birliklerinin daha önce hiç olmadığı kadar ilerleyerek köye yaklaştığını ve silahsız gençlerin topraklarını savunmaya çalışırken saldırıya uğradığını belirtti. Batin, "Şehitlerimizin tırnağı bile İsrail'in en değerli kişisinden daha kıymetlidir. Dera'ya asla giremeyecekler" ifadeleriyle kararlılıklarını vurguladı.
İsrail'in bu saldırısı, bölgedeki gerilimi tırmandıran son olay oldu. İsrail ordusu, aynı gün Hama Havalimanı, Humus'taki T4 Askeri Havaalanı ve Şam'daki askeri hedeflere de hava saldırıları düzenlemişti. Bu saldırılar, İsrail'in Suriye'nin güneyindeki işgalini genişletme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Golan Tepeleri'ndeki İşgal Derinleşiyor
İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'nde, 8 Aralık 2024'te tampon bölgeyi de işgal ederek Şam'a 20 kilometre mesafeye kadar ilerlemesi, bölgedeki dengeleri tamamen değiştirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu'nun bu işgalin kalıcı olacağını açıklaması ve Suriye'nin güneyinin silahlardan arındırılmasını talep etmesi, gerilimi daha da artırdı.
Suriye hükümeti, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden bu hamlelerini şiddetle kınarken, bölgedeki gerilimin daha da tırmanabileceği endişesi yaşanıyor. Bölgedeki sivil halk, sürekli bir tehdit altında yaşarken, uluslararası toplumun sessizliği ise tepkilere neden oluyor.
Uluslararası Toplum Ne Yapmalı?
İsrail'in Suriye'deki saldırıları ve işgal girişimleri, uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendirilmelidir. Uluslararası toplum, bu duruma sessiz kalmak yerine, İsrail'e baskı yaparak işgali durdurması ve bölgedeki gerilimi azaltması için harekete geçmelidir. Aksi takdirde, bölgedeki istikrarsızlık daha da derinleşebilir ve yeni insani krizlere yol açabilir.
- İsrail'in saldırıları durdurulmalı
- Uluslararası gözlemciler bölgeye gönderilmeli
- Suriye halkına insani yardım sağlanmalı
- Siyasi çözüm için diplomatik girişimler başlatılmalı
Dera'da yaşanan son olaylar, bölgedeki karmaşık durumun ve acil çözüm ihtiyacının bir göstergesi. Uluslararası toplumun bu konuda sorumluluk alması ve adil bir çözüm için çaba göstermesi gerekiyor.
Dera'da yaşanan bu acı olay, bölgedeki gerginliğin ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. İsrail'in işgal politikaları ve saldırıları, sadece Suriye'yi değil, tüm bölgeyi istikrarsızlığa sürüklüyor. Uluslararası toplumun bu duruma sessiz kalmaması ve adil bir çözüm için harekete geçmesi gerekiyor. Aksi takdirde, Dera gibi nice yerleşim yerleri, acı ve gözyaşına boğulmaya devam edecek.