Uzun mesafeli göçler, kuşların hayatta kalabilmek için geliştirdiği sıra dışı uyum mekanizmalarını gözler önüne seriyor. Karga büyüklüğündeki küçük kırlangıç kuşu, binlerce kilometrelik yolculuk sırasında yalnızca yağ depolarını kullanmıyor, bazı iç organlarının boyutunu da küçültüyor.
Her sonbaharda Alaska ve Sibirya’daki üreme bölgelerinden Avustralya ve Yeni Zelanda’ya göç eden kuş, yaklaşık 11 bin kilometrelik mesafeyi 9-10 gün boyunca durmadan kat edebiliyor. Bu süreçte dinlenmediği ve beslenmediği için göç öncesinde yoğun şekilde beslenerek büyük miktarda yağ depoluyor.
İç organlarını küçültüyor
Göçten önce midye, istiridye ve benzeri yüksek kalorili besinlerle enerji depolayan kuş, otophagy olarak adlandırılan süreçte bazı iç organlarının hacmini de azaltıyor. Böbrek, karaciğer, kaslı mide ve bağırsaklar gibi organların boyutunda önemli ölçüde küçülme meydana geliyor.
Bu değişim, hem daha fazla yağ depolanmasına alan açıyor hem de kuşun toplam ağırlığını azaltarak uçuşu daha verimli hale getiriyor. Göçe başladığında vücut ağırlığının yüzde 55’ine kadarını yağ oluşturabiliyor.
Göç sonrası organlarını yeniliyor
Kalp ve uçuş kasları ise kütlelerini büyük ölçüde koruyor. Böylece kuş, daha hafif bir vücutla uzun mesafeli uçuşunu sürdürebiliyor.
Kışlama alanına ulaştıktan sonra küçülen iç organlarını yeniden büyüten kuş, kısa süre içinde kaybettiği doku kütlesini geri kazanıyor. Bu özelliği, onu hayvanlar dünyasında en dikkat çekici doku kaybı ve yeniden kazanımı örneklerinden biri haline getiriyor.

