Dünya genelinde 65 yaş ve üstü nüfus, insanlık tarihinde ilk kez 5 yaş altı çocuk sayısını geçti. ABD Nüfus Sayım Bürosu’nun “Yaşanan Bir Dünya: 2025” başlıklı raporu, nüfusun yaşlanmasının küresel bir sorun haline geldiğini ortaya koydu.
Rapora göre 2025’te 852 milyona ulaşan 65 yaş üstü nüfusun 2060’ta yaklaşık 2 milyara çıkması ve oranının yüzde 10,5’ten yüzde 19,6’ya yükselmesi bekleniyor. Bu değişimin öngörülen hızdan daha hızlı gerçekleştiği vurgulandı.
Avrupa ve ABD’de yaşlı nüfus artışı
Avrupa’da yaşlı nüfus oranının yüzde 21’den yüzde 31’e çıkacağı, ABD’de ise yüzde 18,9’dan yüzde 23,4’e yükseleceği tahmin ediliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2024’te dünyada yaklaşık 132 milyon bebek doğarken, Afrika’da 47 milyon, Avrupa Birliği ülkelerinde ise 3,5 milyon bebek dünyaya geldi.
Afrika’da nüfusun neredeyse yarısı çocuk olsa da 2060’a kadar yaşlı nüfusun dört kattan fazla artması öngörülüyor. Asya’da da Çin, Hindistan, Bangladeş, Meksika ve Vietnam gibi ülkelerde doğurganlık oranları yenilenme seviyesinin altında kalıyor.
Türkiye’nin nüfus politikası ve uzman görüşleri
Türkiye, doğum oranlarındaki düşüşe karşı 2025’i “Aile Yılı”, 2026-2035 dönemini ise “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan etti. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim görevlisi Tarkan Zengin, Türkiye’nin Batı Avrupa’nın 100 yılda geldiği soruna 50 yılda ulaştığını ve son beş yılda yaşlı nüfusun yüzde 20 arttığını belirtti.
Gerontolog Prof. Dr. İsmail Tufan, emeklilik sisteminin sürdürülebilirliği için doğurganlığın artırılması gerektiğini, aksi halde 2050 sonrası emeklilik yaşının yeniden yükseltilebileceğini söyledi. Gerontolog Dr. Kemal Aydın ise BM nezdinde yaşlı nüfus krizine karşı harekete geçilmesinin önemini vurguladı.

